6 Mart 2015 Cuma 0 Yorum

DÖVÜŞ KULÜBÜ VE YERALTI EDEBİYATI



Bazı kitaplar vardır aklınızı başınızdan alır ve ufkunuzu geliştirir. İşte şu anda da karşınızda böyle bir kitap var. Dövüş Kulübü. Ama bu kitaptan bahsetmeden önce konuşulması gereken başka bir şey var. Yeraltı edebiyatı…
Bu edebiyat türü dilin zincirlerden kurtulduğu, yenilikçi ve özgürlükçü olarak nitelenen bir tür. Tüm sınırların kalktığı, ahlak kuralları da dahil olmak üzere tüm kuralların yok olduğu bir tür. Bu türde hayatın tozpembe ya da süslenmiş, deforme edilmiş, değiştirilmiş bir hali yerine tüm gerçeklerini işleniyor ve sadizm, seks, alkol, uyuşturucu ve hayatın görünmeyen yani yeraltında olan varoş hayatı gözler önüne seriliyor. Türkiye’de de yeraltı edebiyatından örenkler veren birkaç yazar var. Bunlardan en bilinenleri de Hakan Günday, Kanat Güner, Metin Kaçan ve Altay Öktem. Ülkemizde Yeraltı Edebiyatı’na en çok destek olan yayınevi hiç şüphesiz ki Ayrıntı Yayınevi’dir. Yayınevinin Yeraltı Edebiyatı Serisi adı altında ve içerisinde Chuck Palahniuk başta olmak üzere birçok ünlü Yeraltı Edebiyatı yazarının kitaplarının olduğu bir serisi bulunmaktadır.
Kitaba gelecek olursak… Dövüş Kulübü, uyumakta problemler yaşadığı için asla sahip olmadığı hastalıkların ya da sorunların terapi gruplarına katılıp oradaki insanlarla birlikte olmayan dertlerini paylaşıp onlarla ağlayan ve bu şekilde uyumayı başaran ana karakterimizin hikayesi. Roman, ana karakterimizin bir tatil sırasında tanıştığı Tyler Durden ve Testis Kanseri Terapi Grubu sırasında tanıştığı Marla Singer adındaki bir kadın arasında geçiyor aslında. Tyler ve ana karakterimizin, insanların birbirini döverek rahatladığı bir kulübü, Dövüş Kulübü’nü kurmasının ve kulübün bir noktadan sonra yetersiz kalmasıyla Karmaşa Komitesi adında bir anarşi grubu kurarak toplum tarafından yanlış görülen bazı anarşik eylemler yaparak kendilerini belli etme ve kanıtlama çabalarının hikayesi bu kitap. Ve kesinlikle herkesin okuması gereken, insan ruhunda iz bırakan türden bir kitap…
 
;