16 Ocak 2015 Cuma 0 Yorum

MEVSİM CADISI



Bir bahar cadısı olmalısın sen. Tüm o zarifliğin ve baharda dalları kaplayan o minik çiçekler kadar narin ve beyaz ellerinle bir bahar cadısı olmalısın sen beni büyüleyen.
Hayır, bir yaz cadısı olmalısın sen. Tek bir bakışınla içimi ısıtan, bir gülüşünle içimi kaynatan bir yaz cadısı olmalısın sen ben büyüleyen.
Hayır, hayır. Bir sonbahar cadısısın sen mutlaka. Bakış açıma girdiğin anda esen bir sonbahar rüzgarı gibi tenimi ürperten, varlığınla bir Eylül yağmuru gibi ruhuma dokunan, yokluğunla bir anda kapanan hava gibi beni karanlıklara boğan bir bahar cadısı olmalısın sen beni büyüleyen.
Hayır, bu da değil. Bir kış cadısısın sen elbette. Gidişinle tipiye yakalanmış biri gibi bana ruhumu koruyacak bir sığınak aratan, gelişinle ateş üzerinde kavrulan kestane ve portakal kabuklarının kokusu gibi içimi huzurla dolduran bir kış cadısı olmalısın sen beni büyüleyen.
Beni allak bullak ediyor varlığın ve yokluğun. Dört parçaya bölüyor ruhumu. İçim ısınırken üşüyorum yokluğunla ve ılık bir bahar sabahındayken seninle, ürperiyorum gitme ihtimalinle. Bu yüzden sevgilim, eminim ki sen bir mevsim cadısısın beni büyüleyen.
 
;