5 Ocak 2015 Pazartesi

KABUS


Pencereden dışarı baktığımda gördüğüm görüntünün beni mutlu etmesini dilediğim günlerden biri… Ama dileklerimin çok nadiren gerçekleştiği zamanlardayım. Bu yüzden de her zamanki gibi günümün kötü geçeceğini biliyorum.
Dışarıda kar yağıyor. Aralık ayı için şaşırtıcı değil. Hele de Aralık’ın son günü için bu, sürpriz olmaktan çok uzak. Kar, Yılbaşı gecesiyle neredeyse özdeşleşmiş olan bir şey. Tam da bu yüzden Yılbaşı gecelerinden nefret ediyorum uzun zamandır. O karlı Yılbaşı gecelerinden…
Çok kişi bilmez ama böyle bir gecede veda ettim ona. Karlı bir Yılbaşı gecesinde… Elinde kadehiyle, koltuğun kenarına sinmiş bir kedi gibi kıvrılmış bir şekilde sızmışken nasıl da güzel görünmüştü gözüme. Kalemle çizilmiş kadar kusursuz görünmüştü o anda bana yüzünün tüm hatları. Ve o hatlar o kadar güzeldi ki onu saatlerce izlemek istemiştim. Hissettiğim şeyin ne olduğunu o zaman bilmiyordum ama şu anda biliyorum ki bu sevgiydi. Aşktı. Bense bunu fark etmek ve fark ettirmek için çok geç kalmıştım.
Sıçrayarak uyandığında usulca yanına yaklaşmıştım. “Kabus mu gördün?” diye sorduğumu da hatırlıyorum, “Evet,” dediğini de, ardından söylediklerini de. Çünkü o sözler yıllar sonra bile hala onun sesiyle birlikte kulaklarımda.
“Evet,” demişti. “Seni gördüm. Elimi tuttun ve beni asla bırakmayacağını, benden asla vazgeçmeyeceğini söyledin. Bakışların öyle gerçekti ki sana inandım. Sonra bana sarıldın ve yoluna gireceğini söyledin.”

O zaman şaşırmış ve “Bu pek de kabusa benzemiyor,” demiştim. Aptaldım. Genç ve aptaldım. Onu anlayamayacak, onu sevmeyi hak etmeyecek kadar aptaldım ama sevmiştim ve buna rağmen bunu ona söyleyemeyecek, gösteremeyecek, hissettiremeyecek kadar aptaldım.
“Kabusun seni korkutmasını bekliyorsun, değil mi? Ya da üzmesini… Kalbini kırmasını… Çünkü bu duyguları sana hissettirmediği sürece kabusa pek de benzemez rüyalar.” Aynen böyle demişti ve sonra da çıplak elleriyle kalbimi yerinden sökmüştü sözleriyle. “Ama en korkunç kabus aslında nedir, biliyor musun?” demişti. “Gerçek olması ihtimali için bile her şeyini feda edebileceğin, asla gerçekleşmeyeceğini en başından beri bilmene rağmen çaresizce gerçek olmasını dilediğin, ama asla ulaşamayacağım, asla sahip olmayacağın o şeyin rüyası… Aslında en korkunç kabus budur işte…”
Ve sonra da gitmişti. Onu sevdiğimi bilmeden, gerçekten aptal ama aşık bir aptal olduğumu göremeden gitmişti. Ve bu onu son görüşüm olmuştu. Tam da bu yüzden Yılbaşı gecelerinden nefret ediyorum uzun zamandır. O karlı Yılbaşı gecelerinden…

0 Yorum:

Yorum Gönder

Sen de konuş...

 
;