17 Eylül 2013 Salı

SAVAŞ AÇTIM KENDİME!



Bu aralar hayat pek de iç açıcı değil. Aslında oldukça sıkıcı denilebilir. İnsan iş hayatına iyice battığında bütün sosyal hayatı da bir batağın içine çekiliveriyor farkında bile olmadan. Nitekim bende de durum aynı şekilde oldu son zamanlarda. İşten eve dönüp evde de çalışmaya devam ettiğim, hafta sonları da mesai harcadığım bu son zamanlarda fark ettim ki hayat artık eskisi gibi değil, dünya sanki eskisi gibi dönmüyor, her şey daha farklı bir yönde ilerliyor ve hayat beni pek de hoşuma gitmeyen bir yöne doğru sürüklüyor.


Bu duruma bir dur demenin zamanı geldiğini de bundan yaklaşık bir ay önce, hafta sonuna denk gelen doğum günümde, gecenin bir yarısında elimde cep telefonu, e-maillerimi kontrol edip yanıtlamaya çalışırken fark ettim. 28 yaşındaydım, dışarıdaydım, eğleniyor olmam gerekiyordu ama ben hala hiç de uygun olmayan saatlerde gönderilmiş e-maillerin peşine düşmüştüm. Bir anda "Nereye doğru gidiyorum ben?" sorusu düştü aklıma ve o andan itibaren geçen bir aylık süre boyunca işleri nasıl düzene sokarım diye düşündüm durdum.

Sonuçta çok büyük zevkleri olan bir insan değilim. Kitap okumak, sinemaya gitmek ya da evde film maratonu yapmak, dışarı çıkıp iki bira içmek gibi ufak zevkleri olan biriyim. Ama son birkaç aydır kulağınıza kulaklığınızı takıp aralıksız yarım saat dahi müzik dinleyemediğinizi fark ettiğinizde, artık o ufak zevklere dahi erişiminiz olmadığını fark ediyorsunuz. Daha da önemlisi tek etkinliği eve geldiğinde bitki çayını alıp bilgisayar karşısına geçerek çalışmaya devam etmek olan biri haline gelmek istemediğinizi fark ediyorsunuz.


İşte tam da bu sebeple savaş açtım kendime! Bir gün daha geçecek, bir günü daha boş geçirilmiş olarak bitirecek, bir günü daha kaybedeceğim diye, sırf o gün bitmesin, çabuk geçmesin diye uyumak istemeyen birine dönüşmeye başladığım için savaş açtım kendime ve bu yeni hayatıma!

Artık hayat daha farklı aksın istiyorum. Her hafta sonum yeni bir maceraya açılsın ve artık uyandığımda, gözümü açtığım yeni gün için heyecan duyayım istiyorum. En azından yeni günün getirecekleri için kendimi sıkkın ya da bezgin değil, mutlu hissedebilmek istiyorum. Ve belki de en önemlisi, iş hayatıma karşı kendi özgürlüğümü ilan edebilmek istiyorum.

Bu yüzden bugünden itibaren yeni bir yüzle, yeni bir ruh haliyle uyandım güne. Ve yeni adımlar atmaya, yeni kararlar ve yeni insanlar sokmaya karar verdim hayatıma. Yeni bir bakış açısına ihtiyacım vardı galiba. Ve artık o bakış açısına da sahibim. İşte bu sebeple artık her şey daha güzel olacak diye düşünüyorum. Sonuçta en kötü ne olabilir ki?

3 Yorum:

Adsız dedi ki...

sonuçta en kötü ne olabilir ki?

Haklısın. kendimi sorguladığım şu günlerde insanların benimle benzer şeyler yaşadığını ve çareler ürettiğini görmek bana şevk verdi resmen. mutlu olmak herkesin hakkı ama mutluluk onu uzanıp almaya çalışanların oluyor, anladım artık.

zc.

Adsız dedi ki...

Hep bu yabancı diziler yüzünden.. İnsanı kendi hayatları için bir beklenti içine sokuyorlar.

Erhan Onder dedi ki...

Yine ZAMAN!

daha çok zamanım olsa dedikten sonra yapmadığımız yada yapamadığımız o kadar çok şey var ki...

Yorum Gönder

Sen de konuş...

 
;