25 Ocak 2013 Cuma

BİR İNGİLİZ MUCİZESİ: COUPLING


Komedi dizileri, her zaman olmasa da özel zamanlarda kurtarıcı niteliği taşıyan seyirlikler olmuştur benim için. Ve sadece belli zamanlarda izlediğim için de komedi dizilerinde oldukça seçiciyimdir. Bu yüzden de genellikle ince eler sık dokur, sonunda da en iyi olan -kime göre, neye göre diyebilirsiniz- dizileri bulmaya çalışırım.

Komedi dizisi dediğimiz şey sonuçta keyif vermesi gereken bir şeydir. Ama keyif verirken saçmalayan, mantık sınırlarını zorlayan bir dizi benim için pek de tercih edilebilir nitelikte değildir. Bu yüzden de gerçekten saf mizah içeren seyirlikler ararım her zaman. Ve hemen hemen herkes bilir ki İngiliz mizahı denilen bir gerçek vardır ki, bence de en zekice işlenmiş mizah türü de budur. Bu nedenle de komedi dizilerini izlerken bir İngiliz dizisi olması benim için 1-0 önde başlaması anlamına gelir çoğu zaman.

İşte Coupling de bu bahsi geçen dizilerin başında gelir benim için. Kendimi mutsuz hissettiğimde, gülmeye ihtiyacım olduğundan ya da sadece özlediğim için sık sık açar, izlerim bu İngiliz mucizesini... O kadar özeldir Coupling benim için.

Bu dizinin bu kadar özel olmasındaki en büyük sebep hiç şüphesiz ki eşsiz karakterleri ve tabiri caizse kusturana kadar güldürme özelliği taşıyan mucizevi diyalogları...

Dizi, ana karakterler olan Steve ve Susan'ın ilişkisinin çevresinde dönse de aslında Coupling sadece bu iki karakterin değil, diziyi oluşturan tüm karakterlerin hikayesini sunuyor bize. Diziyi bu kadar muhteşem kılan faktörlerden biri de bu. Bir diğeriyse elbette ki dizinin, herkesi kendine aşık eden karakteri Jeff Murdock...



Kadın gördüğünde saçmalayan, kendine has terimleri ve aforizmaları olan, zorda kaldığı anlarda ağzından dökülen yalanlarla insanı gülme krizine sokan, erkeklerin insan değil iğrenç birer yaşam formu olduğunu düşünen, 27 çeşit "oh" sesi olduğunu tespit etmiş ve göğüs için 8000 farklı isim kullanabilen bir karakter Jeff Murdock... Yani aslında sizi diziye bağlayacak olan karakter Jeff.

Kadınlarla sorunu olan ve onlara dolan düşkünlüğüne rağmen onlarla karşı karşıya geldiğinde %100 saçmalama oranıyla sınırları zorlayan bir adam Jeffrey. Kadınlar ve seks konusundaki takıntısını o kadar ileri noktada ki, bu durum bir süre sonra sizi güldürürken nefes alamayacak raddeye getiriyor. Bir örnek verecek olursak Jeff'ten dinleyelim.
"I love the word naked. It's brilliant isn't it? 'Naked'. When I was a kid I used to write the word naked on a bit of paper hundreds of times and rub my face in it."  
 Jeff Murdock
İşte Jeff böyle bir adam. Ama sadece bu yeterli olmaz diyorsanız da elimizde Steve var. Dizinin belki de en aklı başında adamı...



Jack Davenport tarafından canlandırılan Steve Taylor karakteri Coupling'i aforizmalar dizisi haline getiren karakterlerin başında geliyor aslında. Çünkü Steve'in her konuda söyleyecek sözü, her konuda verecek bir demeci var. Buna pornonun gerekliliği de dahil, yastıkların gereksizliği de... Ya da tuvalet kapılarının önemi de... Konunun ne olduğu önemli değil. Steve'in her zaman atacak bir nutuğu var ve bu nutuklar çoğu zaman izleyiciyi gülmekten boğulmak denen eyleme sürüklüyor.
"When man invented fire, he didn't say, "hey, let's cook." he said, "great, now we can see naked bottoms in the dark."
Steve Taylor


Ve pek tabii Steve'in olduğı yerde Susan da olacaktır mutlaka. Zaten tüm hikaye de Steve ve Susan'ın karşılaşmasıyla başlamıyor mu zaten? Susan Walker... Ukala, egosu tavan yapmış ve pek tabii seksi bir karakter Susan. Dizinin en dominant kadını da kendisi oluyor aynı zamanda. Dizide kendisi hakkında öğrendiğimiz en garip gerçekler ise sağ göğsünün sol göğsünden büyük olması ve küçücük poposuyla neşeli bir elfe benzemesi...
"Do you know what's even more crap than men?  We are more crap than men.... These magazines!  A hundred pages of "men are useless bastards," and an article about why you should wake him up with a blow job.  Am I alone in spotting the inconsistency here?"
Susan Walker


Susan demişken en yakın arkadaşı Sally'yi unutmak olmaz. Susan'ın en yakın arkadaşı olan Sally tam bir takıntı insanı. En büyük takıntısı ise yaşlanmak... Bir güzellik uzmanı olan ve ana besin kaynağı nemlendiriciler olan Sally, sarkastik bakış açısı ve ukalalığıyla bence dizideki en sevilesi kadın karakter. Ayrıca kişisel görüşümü de eklemek zorundayımki bence dizinin en güzel karakteri de kendisi... Ayrıca poposuyla kafayı bozmuş halleri de izlenesi...
"You know, I have never understood the male obsession with lesbianism - a whole area of sex with nothing for them to do.  Just answered my own question, haven't I?"
Sally Harper


Ve Patrick... Tripod olarak doğmuş bir seks adamı... Sanırım İngilitere'nin yarısıyla yatmış olan, egosu tavan yapmış bu arkadaş dizinin şüphesiz en sağlam karakterlerinden birisi. Kadınlara her daim aç olan ve lezbiyenleri dönüştürebileceğine inanan Patrick, Susan'ın eski sevgilisi ve ekibin karizması en yüksek üyesi... Aynı anda ikizleri ve bir anne-kızı da idare etmiş olan Patrick, konu kadınlar olduğunda sınır tanımıyor. Ve elbette kadınlara karşı sahip olduğu ukala tavırları ile izleyiciyi gülmekten öldürüyor.
"A relationship is a loving bond between two people, and a threesome can take the edge off that."
Patrick Maitland 


Bir de Jane var elbette. Jane Christie... Dizinin en en çılgın karakteri olduğu söylenebilir ve çılgınlıkta ve psikopatlıkta sınır tanımayan bu karakter Steve'in eski kız arkadaşı ve ekibin zoraki üyesi olarak karşımıza çıkıyor. "Eski sevgili ile arkadaş kalmak, gizli gizli takip etmenin yasal yoludur," mottosunu benimsemiş bu karakter, benim dizide en az sevdiğim karakter. bunda ukalalığının kabalık sınırlarını zorlamasının da etkisi var, sürekli Steve ile Susan'ın arasına girmeye çalışmasının da...

Kendi hayal dünyasında yaşayan, sürekli birilerinin onu takip ettiğini düşünen, biseksüel olduğuna inanan ve insanfobi ve bivejeteryan gibi terimler üretebilen ilginç bir kadın Jane. Yine de bence dizinin tek itici karakteri diyebilirim.
"I'm an emotional vegetarian. I know a lot of vegetarians and we tend to like the same films."
Jane Christie

Son olarak size Ekşi Sözlük'teki birkaç yorumla, bu diziye başlayarak nasıl bir şeye bulaşacağınızı göstermek istiyorum.

Bbc'de yayınlanan, birinin uzaydan gelmiş olması muhtemel 3 adam ile hormon salgıları normalden oha'ya doğru artan 3 kadının çevresinde, ilişkiler temelli temalar üzerine eğlenceli bir dizi.

Espri yeteneği konusunda bence dünyanın en iyisi olan İngilizlerin bu özelliklerini tüm cömertlikleriyle ortaya serdikleri bir dizi...

 "Gülmekten yerlerde sürünmek, kikirderken kişnemek, kahkaha ile tepinmek nasıl olur?"u uygulatarak öğreten dizi. 

Senaryosunu yazan kişi ya da kişilerin ruh hastası olduğuna gönülden inandığım, kurgu harikası süper dizidir. bu diziden önce tv seyrederken anıra anıra güldüğümü hiç hatırlamıyorum.


1 Yorum:

dean3456 dedi ki...

keyifli ve detaylı bir yorum yazısı olmuş.. teşekkürler:))

Yorum Gönder

Sen de konuş...

 
;